Ben Hiçbir Yere Gitmedim, Abi

Uzaktan gördüğüm 8 metrelik yelkenlimiz Bulut ile aramıza teller girmiş, güvenlik için.
Gidip Marina Ofis’den giriş kartlarımızı alıyoruz. Eskisi kadar serbest değiliz, kısıtlanmış hissediyorum.
Bulut, sert Alaçatı rüzgarlarına dayanmış, kışı hasarsız geçirmiş, sevindirici fakat o ne Rüzgar Santralleri kurmuşlar, ne çok, üzücü.
Çabuk hazırlanıyoruz, çıkabiliriz seyre. Hadi bakalım hedef hiçbir yerleşimin olmadığı, bakir koy, Nergis.
Süzülüyoruz sörfçülerin arasından hala tedirginim çarpışırsak diye.
Köpeğimiz Miço gerginliğimi sese döküyor olanca gücü ile havlıyor.
Neyse ki beklemedikleri ses sörfçülerin yanımızdan yöremizden daha dikkatli geçmelerini sağlıyor.
Artık körfezden çıkmak üzereyiz Bozalan’ı iskelemizde bırakarak Ege’deyiz, rüzgar bizden yana, yelkenler fora, motoru bile kapattık.
Yer gök mavi, masmavi, hışır hışır ilerleyerek geldik bile. Sanki balık çiftlikleri girişe doğru yayılmışlar ama sorunsuz girebildik.
Koy boş, demirledik. Pek sakin pek güzel, gecelemeye karar veriyoruz.
İstanbul’un telaşı, kalabalığı artık çok uzakta.
Gönlümüz sarhoş yıldızların altında.
Ertesi gün ağır ağır ağarırken, koy bir pancar motorunun pata patası ile inliyor, küçücük balıkçı teknesi yaklaşıp kıyıdan bir makinin onun için çok tanıdık dalına bağlanıyor.
Motor sustu, çiğ kırmızı Algida plaj şemsiyesini açan balıkçı gölgede henüz topladığı ağını ayıklamaya hazırlanıyor.
Kıpır kıpır deniz, ahenkli notalar, miço, eşim, balıkçı bahtiyarız.
Abi balık ister misin? sorusu ile okuduğum kitaptan başımı kaldırıyorum.
Taze mi? diyor eşim.
Gülümsüyor ikisi de.
İstersen ayıklayıvereyim?
Hadi ayıkla ayıkla.
Hangi kanal o dinlediğin?
Yunan Kanalı abi, başka kanal çıkmıyor ki.
Nerelisin?
Alaçatı’lı doğma büyüme hiç çıkmadan.
Nasıl hiç çıkmadan? İzmir’e gitmişsindir.
Gitmedim abi. Hep buralar, bu koylar, bu deniz.
Ayıkladığı balıkları uzatıyor bize, göz kenarları kırış kırış, gözleri doyumlu mu doyumlu…
Doymasın mı?
İşi Ege’de klasik müzik eşliğinde balıkçılık.
Gülümseyerek paranın üstünü verirken; Ben bir yere gitmedim abi hep onlar geldiler. Önceleri hava ısınınca flamingolar gelirdi sonra sörfçüler başladı. Süzer otel derken pansiyonlar bir baktık marina yatçılar Bora Ayanoğlu derken Eda Taşpınar sonra bakan M.Yılmaz’ın oteli, onun için yapılan çift şeritli yol sonra Hülya Koçyiğit’in damadının oteli artık yer gök 34 plaka.
Balıkçı Barınağının yanına önüne teknelerini bağladıkları evler.
Haa Alaçatı Port evet onları yapıyorlar.
Bir sabah uyandık o evler için 50 yıldır gölgesinde oturduğumuz keçi boynuzu ağacımızı söküvermişler.
Ben bir yere gitmedim abi hep onlar geldiler.