Tanıdığım En Güçlü Kadın

Annem mücadeleden kaçmayan güçlü bir kadındı. Ama benim tanıdığım en güçlü kadın o değil; 1980’lerde Anadolufener köyünün tek bakkalını tek başına işleten Mesure Teyze. Onun bir bakışı ile kendimi komutanından hazır ol komutu almış asker gibi hissederdim.
Bir yaz kendine ahşap, yeke dümen, pancar motorlu bir tekne yaptırdı. Denize indirileceği gün; yeğeni Saliha Ablalarla, annem, ben yalıya indik, kurban kesildi. Konu nasıl oraya geldi bilemiyorum annemi kurbanın derisini yüzerken gördüm. Mesure Teyze de en az benim kadar şaşkındı. Kurban etinin pişmesini gittikçe acıkarak beklerken kurtarıcımız evden getirilen düdüklü tencere oldu.
Sonrası hayatımın en güzel anlarından biri, Mesure teyze dümende, ben kayığın önünde İskelede uzakta Rumeli Feneri, sancakta yanıbaşımızda Anadolu Feneri’ni geride bırakarak balığa çıktık.
Bir an her yer göz alabildiğine mavi oldu sadece mavi.
Bir açık mavi gök
Bir koyu mavi deniz
Bir açık mavi gök
Bir koyu mavi deniz
Hafif hafif sallanan bir teknede karnımız da tok. Koskoca masmavi Karadeniz’in içinde balık tutsak ne? Tutmasak ne?
Nur içinde ol Mesure Teyze.